Türk Halkının Engellenemeyen “Sülün Osman” Bağımlılığı

0
1635

Son olarak 511 milyon TL. para toplayan ve ortadan kaybolan Çiftlik Bank ile tekrar ortaya çıkan hastalık. Bundan önce Fadıl Akgündüz’ün projeleri, Kenan Şeranoğlu’nun Titan’ı dini öne çıkararak sonra binlerce mağdur yaratan ihlas, yimpaş örneklerinden akıllanmayan ve ders almayan yurdum insanı bu sefer de Çiftlik Bank gibi iş modeli olmayan, gelir modeli tamamen dedikodulara dayanan saadet zinciriyle tokatlandı. Resmen yine bir Sülün Osman vakası yaşandı. Sülün Osman kimdir derseniz, filmlere bile konu olmuş meşhur İstanbullu dolandırıcılar kralıdır. Gözüne kestirdiği adama gerekirse köprü satar, gerekirse tramvay gerekirse de saat kulesi. Dolandırıcılık kötüdür ama Sülün Osman dolandırılacak insanların alınlarında yazdığını ve kendisinin bunu gördüğünü bu yüzden yaptığını söylemiştir.

 

Kazanmak hele de kısa sürede kazanmak kulağa hoş geliyor fakat bunu yaparken kulaktan dolma bilgilerden ziyade gelir gider dengesine, iş modeline, kurumun geçmişine bakmak lazım. Ama bizde sistem böyle işlemiyor. Çalışkan, üretken, planlayan, programı olan insanlar yerine halkımız nedense profili düşük, geçmişte ne yaptığı belli olmayan 1 koyacaksın yattığın yerden 10 kazanacaksın diyen insanlara yatırım yapıyor. Nedir bunlara bu kadar para yatırmadaki motivasyon gerçekten bilemiyoruz ama taktiklere bakıldığında genellikle birbirine benzer güven aşılama hamlelerinin yapıldığını görüyoruz.

Çiftlik Bank konusunu ben dahil çoğumuz bilmiyoruz. Sadece insanlar yatırıyor kazanıyor olarak biliyoruz ya da bildirilen böyle. Eminiz bu yazıyı okuyanlar arasında da bu modele yatırım yapıp beklentisi olanlar vardır. Amacımız onlara hakaret etmek, kerizsin sen demek değil bu işi neden yaptıklarını anlamaya çalışmaktır. Bir insan geliyor bir şey kurdum diyor 1 koyuyorsun 10 alıyorsun diyor ve kayıtsız şartsız elindeki her şeyi bu adama yatırıyorsun. Basiret bağlanması diyeceğiz de 500 milyon tl toplamış adam o kadar para toplanana kadar kimsenin mi sesi çıkmamış nasıl iştir anlamak mümkün değil.

Bir insan üretmeyip sadece ev, araba ve para odaklı yaşarsa sonuç 3 aşağı 5 yukarı bu şekilde olur. Üretmeyen toplumlara bakarsak dışa bağımlı ve devamlı bozuk bir ekonomiye sahip olduklarını görürüz. Gerçek hayatta da böyledir, üretmezseniz, çalışmazsanız dışa bağımlı kalırsınız. Burada üretmeyen derken bir şeyler üretebilirsiniz bunun karşılığında beklentiniz gerçekleşmeyebilir ya da çalışırken istediğiniz kazancı elde edemeyebilirsiniz bunu demiyoruz asalaklıktan bahsediyoruz.

Asalaklığa olan bu övgü ve merak aşağıdaki bu yazıda bahsettiğimiz grupların ve kişilerin daha çok zengin olmasını sağlamaktan başka bir şeye yaramıyor. Bakın Fadıl Akgündüz önce imza arabalarıyla çıkacağım dedi ve reklamını bütün televizyon kanallarını aynı anda kapatarak yapmıştı. Ne görkemli bir açılış değil mi… Fadıl Akgündüz İmza markalı arabayı Türkiye’de üreteceğini, en ufak parçasına kadar da Türkiye’de yapılacağını söyleyerek piyasaya hızlı bir giriş yaptı. Sonrasında farklı projelerle ortaya çıkıp en son arkasına Cübbeli Ahmet’i de aldığı Esenler’de otogar manzaralı rezidans projesi Caprice Gold ile yine yüzlerce insanı ortada bırakarak ortadan kayboldu. Caprice Gold şu an çürümekte…

Başta da belirttiğimiz gibi bunun gerçek nedeni nedir, motivasyon kaynağı nedir araştırılmalı ve bu insanlara psikolojik destek verilmeli. Ne kadar işe yarar bilmiyoruz ama seminerlerle bu gibi tiplerin hal ve hareketleri taktikleri anlatılmalı ve insanların yapacakları saflıklar engellenmeli. Dikkat edelim, bu konferansları ve eğitimleri verecek kişiler de Sülün Osman çıkabilir 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here